CMS, yani içerik yönetim sistemi, hangi içerik tiplerini yayımlayacağınızı geliştirici sırasına girmeden kendi ekibinizin tanımlayabildiği yazılımdır. Yeni bir tip gerektiğinde bunu kimin tanımlayacağı ve hangi bilgiyi kimin görebileceği, içerik modeli kurulurken birlikte kararlaştırılır. Vipkurum'da kurumlar kendi değerlendirme ölçütünü tanımlıyor; Çatalca Merkez Kasap'ta ise basılı menü tek sayfaya taşındı.
İçerik yönetiminde asıl soru yazma ekranının nasıl göründüğü değil: yeni bir içerik tipi gerektiğinde onu kim tanımlayacak? Cevap sizin ekibinizse yayın hızınız bir geliştirici takvimine bağlı kalmıyor.
Vipkurum’da bu yetki kurumların kendisinde. Kurum kendi dersini, testini, sorusunu ve sınavını oluşturuyor; değerlendirme türü koda gömülü olmadığı için Avrupa ölçütüyle Türkiye ölçütü aynı altyapıda yan yana durabiliyor. Aynı ders programına öğretmen, öğrenci, veli ve kurum yöneticisi kendi yetkisi kadar bakıyor.
Çatalca Merkez Kasap’ta düğüm başka yerdeydi: bilgi kâğıda basıldığı sürece her fiyat değişikliği yeni bir baskı demek. Menü metin olarak durunca fiyat değiştiğinde yalnız sayfa güncelleniyor, basılı kod olduğu yerde kalıyor. Menü bölümlere ayrıldığı ve her bölüm kendi adresini taşıdığı için farklı masa ya da vitrin kodları aynı sayfanın farklı noktasına iniyor. İstenen şey büyük bir sistem değildi: sipariş, ödeme ve stok katmanı yok.
QRVizit şu an geliştirme aşamasında ve aynı ayrımı kartvizit tarafında kuruyoruz. Basılı kodun işaret ettiği adres sabit kalırken arkasındaki tanıtım sayfası panelden değişebiliyor; panelde yapılan değişiklik ara bir aktarım adımı olmadan ziyaretçinin açtığı sayfaya iniyor.
Üç işte de aynı karar var: içeriğin tipini kurum tanımlıyor, değişiklik ne sürüm sırasına ne matbaaya gidiyor. Basılıyı yazılıma taşırken kâğıdın hangi özelliklerini koruduğumuzu ayrı bir yazıda açtık.