Elinizde birbirine benzeyen teklifler var: kapsam başlıkları aynı, süreler yakın, fiyatlar farklı. Farkın nereden geldiğini teklifler söylemiyor. Bu sayfa kararı iki yere taşıyor: ilk görüşmede size sorulan sorular ve teklifin kâğıda geçirdiği satırlar. İkisi de görüşme bittikten sonra elinizde kalır ve yan yana koyabilirsiniz.
Neden bütün teklifler birbirine benziyor
Teklif dili benzer, çünkü aynı işi anlatan herkes aynı kelimelere uzanıyor: kapsam, aşama, teslim, destek. Bu kelimeler işi tanımlar, işi yapacak ekipleri ayırmaz. Ayıran şey satıcının anlattığı değil, size ne sorduğu ve neyi yazmaya razı olduğu.
Kendi soru listenizi hazırlamak istiyorsanız yazılım firmasına sorulacak sorular o tarafı ele alıyor. Burada ters yönden bakıyoruz: sorularınız iki adayı ayırt edemiyorsa adayların sorularına bakın. Benzer konuşan iki ajans nadiren benzer sorular sorar.
Ajansın size sorması gereken üç şey
İlk görüşmede istediğiniz ekranlar konuşulur; bu kaçınılmaz. Ayrım, listenin arkasındaki koşulu kimin sorduğunda çıkıyor. Üç koşul var ve üçünü de siz biliyorsunuz, ajans bilmiyor. Bilgiyi ilk kim yazıyor: masada oturan biri mi, sahadaki teknisyen mi, telefonu açan kişi mi? O bilginin yazıldığı yerde telefon çekiyor mu? Aynı kutuya iki ayrı iş düşüyor mu? Bu üç cevap teklife girmeden yazılan fiyat, sizin işinize değil listenizin ortalamasına verilmiştir.
Diotek’te iki talep eskiden aynı telefon hattından geliyordu: keşif randevusu henüz cihazı olmayan bir mekân için isteniyor, montaj sonrasındaki servis çağrısı ise kurulmuş bir cihaz için açılıyor. Siteyi kurarken ikisine ayrı yol verdik. AlgoKlima’da teknisyen kazan dairesinde kapsama dışına çıktığında servis kaydını telefonda tutuyor, bağlantı dönünce kayıt merkeze iniyor; ürünü kendimiz işletiyoruz ve geliştirmeyi sürdürüyoruz. İkisinde de koşul kod yazılmadan önce soruldu ve cevap sistemin kurgusunu değiştirdi.
Aynı ölçüyü kendimize de uyguluyoruz. Teklif formumuzun kapsam adımı, açıklama kutusundan önce üç koşulu adıyla soruyor: devralınacak bir sistem var mı, işin bir kısmı sahada bağlantı olmadan yürüyor mu, ayrı takip edilmesi gereken talep tipleri var mı. İşinizi ilk görüşmeye taşımanın yolunu ihtiyacınızı yazılımcıya nasıl anlatırsınız anlatıyor.
Teklifte arayacağınız dört satır
Sorulan soru teklife yazılmadıysa sorulmamış sayılır. Aşağıdaki dört satır, bir teklifi ötekinden ayıran yerler.
Varsayım satırı. Tarifiniz her şeyi yazmaz; yazmadığı yeri her teklif kendi varsayımıyla doldurur. “Saha kaydının çevrimiçi alındığını varsaydık” gibi bir cümle teklifte duruyorsa, fiyatları karşılaştırmadan önce onu düzeltebilirsiniz. Hangi satırların genellikle sessiz kaldığını aynı işe neden farklı fiyat çıkıyor adlandırıyor. Çalışan bir sisteminiz varsa aynı satır devralmanın kapsamını da yazar; işin nerede başlayıp nerede bittiğini yazılım danışmanlığı tarafında yazıyoruz.
Bakımın sahibi. Bakım kararı kurulum sırasında verilir; lansman günü soruluyorsa geç kalınmıştır. Bu kararın araç seçimini ve teslim sırasını nasıl belirlediğini yazılım bakımını kim üstlenir anlatıyor. Aradığınız cümle, yayından sonra kimin cevap vereceğini ve o ekibin neyi bilmesi gerektiğini söyler. Bunu kendi ürünümüzde ödüyoruz: AlgoCar’da bir iş emrine yazılan parça stoktan düşüyor ve fatura aynı zincirden çıkıyor; zincire yeni özellik eklemek de bakımını sürdürmek de bizim takvimimizde duruyor.
Kabulün tanımı. Teklifte kabul yazılı değilse imza, gösterim gününe kalır. Gösterim sistemi tek taraftan çalıştırır; sizin zorluğunuz ikinci kişi aynı kayda dokunduğunda başlıyor. Senaryonun nereden seçileceğini yazılımı kabul ederken neyi test edersiniz anlatıyor. Teklifte o zorluğun adının kabul senaryosu olarak geçmesini istersiniz.
Devir listesi. Kod ve dosyalar sizde dursa da bir ekin hangi işe bağlandığını yalnız kaynağı açan biri söyleyebiliyorsa sistem sizde yeniden kurulamaz. Listenin kalemlerini ve her kalemin nasıl kontrol edildiğini yazılım teslim alırken neyi devralırsınız sayıyor. Burada önemli olan listenin zamanı: iş başlamadan önce yazılmış olması. Sonunda yazılan liste, yazanın hatırladığı kadardır.
Araç seçimini adlarını bilmeden okumak
Teknoloji adlarını bilmeden de bu kararı okuyabilirsiniz, çünkü okunacak iki şey var: ajansın işleri kaç ayrı teknik altyapıya dağılıyor, ve ayrı bir araç girdiyse hangi problem onu zorunlu kıldı. Tek bir altyapıda duran portföy, bakımı sürdürecek ekibin öğreneceği seti küçük tutar. Her işte ayrı bir altyapı, her işte ayrı bir bağımlılık demektir ve o bağımlılık sizin bakım faturanıza yazılır.
Ayrı bir aracın meşru girişi, problemin onu zorladığı yerdir. Vipkurum’da o yer optik form okuma: işaretler bir okuyucu cihaz olmadan, formun görüntüsünden okunuyor ve form düzeni değiştiğinde uyum yazılımda yapılıyor. Görüntü işleme adımı bu problem için girdi; kurumların geri kalan işi aynı altyapıda sürüyor. Aradığınız cümle bu biçimde: hangi araç, hangi problem için.
Aşağıdaki tablo bu kriterleri iki sütuna ayırıyor: görüşmede duyduğunuzda rahatlayacağınız iyi işaret ve size soru sordurması gereken uyarı işareti. Tabloyu görüştüğünüz her adaya uygulayın, sonra bize uygulayın: işinizin en zor gününü tek cümleyle teklif formuna yazın ve gelen teklifte varsayım satırıyla bakım satırını arayın.